canlı olay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
canlı olay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2010 Cuma

Polisin ‘düğün timi’ görev başında


Resmi polislerden oluşan ve düğünlerde çıkması muhtemel olaylara karşı görev yapan, silah atılmaması konusunda uyarıda bulunan ekipler, gittikleri düğünlerde de tüm hünerlerini ortaya koyuyor. Düğün timleri salona girer girmez önce gelin ve damada çiçek verip, tebrik ediyor ardından düğüne katılanlara bir konuşma yapıyor. Görevlerinin öncelikle vatandaşları olabilecek sorunlar hakkında bilgilendirmek olduğunu kaydeden düğün timi mensupları, “Düğünlerde atılan silahlar nedeniyle bir çok insanımız yaşamını yitiriyor, bir çoğu yaralanıyor, sakat kalıyor. Bizler de hem sizleri kutlamak hem de bu konuda bir kez daha uyarıda bulunmak için aranızdayız” diyor.

Konuşmanın ardından piste çıkan kadın ve erkek polisler, üniformalı bir halde gelin ve damat ile diğer konuklarla birlikte halay çekip, karşılıklı göbek atıyor, oynuyorlar. Bu sırada düğün sahipleri de polislerin başına dolar yağdırıyor. Bütün hünerini sergileyen düğün timinde yer alan kadın polis memuru da gelinle birlikte pistte oynadı. Gelinin yakınları da kadın polisin başına paralar yağdırdı. Gelin ve damadın yakınları zaman zaman polislere zılgıtlarla eşlik etti.

Gaziantep Emniyet Müdürü Süleyman Oğuz, düğün timlerinin hem vatandaşları bilgilendirmek ve o mutlu günlerinde yanlarında olmak, hem de çıkması muhtemel üzüntü verecek olayları önlemek için çaba sarf ettiğini belirtti.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Yavşak komedilere gülerken! Okan Bayülgen pervasızlığa devam ediyor!


Yekta Kopan'ın sunduğu 'Gece Gündüz' programı, Kanal-i-zasyon filminin galasının yapıldığı mekandan ekrana getirildi. Gala için salonda bulunan Okan Bayülgen, yayına katılarak filmle ilgili düşüncelerini dile getirdi.

Alper Mestçi'nin yönettiği ve medya dünyasını sorgulayan komedi tarzındaki filmin başrolünde oynayan Okan Bayülgen, "Bizim sinemada baktığımız zaman, bu işe şimdi bir prodüktör gelecek para koyacak, bir takım oyuncular, ben dahil, geleceğiz oynayacağız. Bir yönetmenin kariyeri sözkonusu.

Bugün Türk sinemasına baktığımız zaman, genelden bahsediyorum, ne olursa olsun 'Kardeş gişen nedir, gazinoda masan nedir, tiyatroda seyircin nedir?' işte böyle bir ölçek var" şeklinde konuşarak yönetmen Alper Mestçi'nin kendi komedisini yaptığını ama gişeye de oynadığını belirtti. .

"Alper'in yaptığı film bir gişe filmi aynı zamanda" diye konuşan Okan Bayülgen, çekimler öncesinde filmin gişesi için İmdat karakterini karikatürize etmeyi teklif ettiğini ifade ederek aralarında geçen konuşmayı şöyle anlattı:

"Yani bir yandan ben diyorum ki 'Arkadaş bak millet, o kelimeyi tırnak içerisinde ve özellikle kullanıyorum 'yavşak' komedilere gülerken, sen ne yapacaksın burada?' Diyor ki 'Ben kendi komedimi yapmak istiyorum'. 'Bu İmdat'ı biraz komikleştirelim mi karikatürleştirelim mi, yani madem böyle gişe'... 'Hayır' diyor, 'Aman aman, sen bunu daha sessiz, daha sakin' yap."


ABARTMADIK


Oynadığı İmdat Bayram isimli temizlik işçisi adamın, çok saf çok temiz, çok sakin, abartılı bir karikatürü bir komedisi olmayan bir karakter olduğunu ifade eden Okan Bayülgen, yönetmenin "Sen olduğun gibi dur" diyerek karakteri gişeye oynamak adına abartılı bir hale getirmekten kaçındığını söyledi.


Bayülgen, "Ben oynadığım rolden memnunum ama beri yandan da filmin eleştirisinden de memnunum. Bende çift taraflı bir memnuniyet var bu açıdan" diye konuştu.


BANA HEP ŞEHİRLİ ROLLER YAKIŞTIRILDI


Okan Bayülgen, Hemşo'da Doğu'dan İstanbul'a gelen bir karakteri oynadığını hatırlatarak "Bana hiç şehirli biri dışında bir rol yakıştırılmazdı bugüne kadar. Hemşo'da oynadım. Çok beğenilmişti" diyerek Kanal-i-zasyon filmindeki İmdat karakterinin de İstanbul dışından geldiğini belirtti.


HEMŞO'YA BENZİYOR MU?

Ancak İmdat'ın geldiği yer konusunda filmde bir bilgi olmadığına da değinen Bayülgen, herhangi bir adres vermediklerini ve belli bir şive ile de konuşturmadıklarını, ancak Hemşo'ya benzeme kaygısı da taşıdığını ifade ederek "Benzemedi. Biz seyrettik sorduk falan hayır hiç benzemiyor. Gayet güzel" ifadesini kullandı.


Prototiplerin sinemada da başka yerde de inandırıcı olmayacağını vurgulayan Okan Bayülgen takdiri de seyirciye bıraktı.


HAKKI DEVRİM'E YANIT!

Radikal Gazetesi Yazarı olan Hakkı Devrim'i filmde oynamaya ikna eden Okan Bayülgen, Devrim'in daha önce söylediği 'Bu Okan daha ne yapacak. Sonunda beni götürüp bir porno filmde mi oynatacak?' sözlerini hatırlattı ve şöyle konuştu:

"Ben de dedim ki 'Bak bana yaptığın eleştiriler haksız çıkıyor'. Hakikaten Hakkı abi, ekibi de yormadan ve de ilginçtir inandırıcı oldu. İnandırıcı olmaması gerekenler var. Bu program bölümlerinde yer alan sevgili arkadaşlarımız dostlarımız. Bir de inandırıcı olması gerekenler var. Ben inandırıcı olmak zorundayım... Daha da önemlisi Hakkı Devrim, tam inandırıcı olmak durumunda."

Okan Bayülgen bu filmden sonra Hakkı Devrim'e yeni teklifler de geleceğine inandığını da söyledi.

24 Ekim 2009 Cumartesi

Şehit ailelerinin PKK tepkisi


Terör örgütü PKK üyelerinin teslim olması sırasında yaşananlar, Adana'da, şehit aileleri, gazi ve yakınları tarafından protesto edildi.

Adana Şehit Aileleri, Malulleri Dayanışma Derneği Başkanı Emine Kunt, PKK’lı teröristlerin teslim olup, serbest bırakılması ve bunun ‘zafer’ olarak kutlandığı görüntülere tepki gösterdi. Kunt açılım konusunda, “Dağa çıkan vatan hainlerinin sayısı 5 bin olmasına karşılık, emekliliği gelmiş kişilerin dağdan indirilmesi, bu durumun DTP’nin şovuna dönüştürülmesi kabul edilemez” dedi.

Emine Kunt, dernek binasında şehit aileleri ve yakınlarından oluşan yaklaşık 40 kişiyle birlikte toplantı yaptı. “Ülkemizde akıl durgunluğu yaşanan bir süreci hep birlikte yaşıyoruz” yorumunda bulunan Kunt, teröristlerin teslim olmalarına karşılık, yine PKK’lı teröristlerin saldırılarını sürdürdüğünü hatırlatıp, şunları söyledi:

“Halen Türk Silahlı Kuvvetleri’mize karşı saldırılar devam etmektedir. Ama Habur Sınır Kapısı’ndan giriş yapan terör örgütü mensupları, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Vatanımız Türkiye Cumhuriyeti, bayrağımız al bayraklı Türk bayrağıdır’ diyerek gelirlerse, hepsi teslim olursa, hepimiz kucak açalım.”

Teröristlerin yurda girişi, teslim olmaları ve serbest bırakılmaları sırasında yaşananları, yapılan gösterileri şiddetle protesto ettiklerini vurgulayan Kunt, “Bizim çocuklarımız ne için, kimin için, ne uğruna şehit oldular? Vücutlarının parçasını verip gazi oldular. Düşmanımız kim? Bizim çocuklarımızın kanına girenler ve onlara yardım edenler ahirette Allah’a bunun hesabını nasıl verecekler? Bugün bizi sokan yılanların yarın onları sokmayacağının garantisini verebilirler mi?” diye konuştu.

Siyasilere tepki gösteren şehit eşi Sema Erdoğan da, “Bu ülke için ölünür, ama baştakiler için ölünmez. İsterlerse beni assınlar” dedi.